Ya Basir Dergisi 13. Sayı Ocak- Şubat 2014
TL 12.50
Allah’u Teâla’ya duyulan korku, bir insan için hem imanının çok keskin bir göstergesi hem de onun ebedi hayatını belirleyecek çok önemli bir özelliktir. İnsan, ancak ve ancak Cenab-ı Allah’tan korkup sakınırsa ahiretteki sonsuz cennet hayatına kavuşmayı umabilir. Dünyada ise güzel bir ahlaka sahip olabilmek yine ancak Yüce Allah’tan korkmakla ve O’nun emirlerine kesin olarak uymakla mümkündür.
Cenab-ı Allah’a kavuşacağını bilen ve her tavrının bir karşılığı olduğunun bilincinde olan bir insanla, kimseye hesap vermek zorunda olmadığını zanneden bir insanın davranışları arasında büyük farklılıklar vardır. Allah Celle Celaluhu’ya korku duymayan bir insan, her türlü kötülüğü işleyebilir, çıkarları için her türlü ahlaksızlığa göz yumabilir. Örneğin çok sıradan bir sebepten veya dünyevi bir çıkar için “gözünü bile kırpmadan” adam öldürebilen bir insan, bunu Cenab-ı Allah’tan korkup sakınmadığı için yapar. Oysa Allah’u Teâla’dan korkan bir insanın değil bir insanı öldürmesi, en küçük bir kötülüğü bile yapması mümkün değildir. Allah’tan korkan kişi, sadakat, vefa, doğruluk, dürüstlük, samimiyet gibi erdemlere sahiptir. Kuran-ı Kerim’in birçok ayetinde bu üstün ahlak özelliklerini sergileyen müminlerden bahsedilmektedir. Gerçekte, tüm insanların özlemini duyduğu ahlak modeli de budur. Allah’u Teâla’ya karşı korkusu olmadığında bir insanda bu özelliklerin gerçek anlamda ve devamlı bulunması asla mümkün olmaz. Yüce Allah’tan korkan bir
kişiyse, menfaatleriyle çatışan bir durumda bile Allah’tan ve cehenneme girip azapla karşılık görmekten korktuğu için Kuran-ı Kerim ahlakını yaşar……..
İncelemeler
Henüz inceleme yapılmadı.